arşiv

‘Atasözümona’ kategorisi için arşiv

Atasözleri#2

Salı, 31 Mar 2009 o6kara 1 adet karalanmislik

Üç adet atasözü yorumlayarak başlamıştık bu mevzuya. Neden devam etmeyelim dedik. Ve olaylar gelişti.

*****

Ayağını yorganına göre uzat: Tamamen baskıcı, derbeder bir anlayış ile söylenmiş, hiç de güzide olmayan bir atasözüdür. Bünyesinde tavsiyeden daha çok bir zorbalık barındıran bu atasözünde emir kipinin kullanılması, insanların yazın bile yorgan ile yatmasına sebebiyet vermektedir. Kaldı ki ayak uzatmak insanın doğasına aykırı. Böyle bir şey yok sonuçta, olamaz. Bunu yeryüzünde yapabilecek tek kişi Dalshim’dir. (Örneğini buradan görebilirsiniz.) Dolayısıyla bu atasözünden şu çıkarımı yapabiliriz. Atalarımız zevkine ve eğlencesine son derece düşkün insalarmış zamanında. Boş vakitlerinde Street Fighter oynayarak bir atari neslinin ortaya çıkmasına neden olmuşlardır. İlk atari salonu da bu sözün söylendiği dönemde açılmıştır. Fakat gereken ilgiyi göremediği için iflas etmiştir. Jetonları falan nereye gömdüklerini bilmiyoruz.

Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz: Şimdi atalaramız bu sözde gerçekten sonraki nesillere ensest çağrışımlarda bulunmuşlar sevgili seray severler. Anne ile yar olma kavramına Türkiye henüz hazır değil. Hiçbir zaman da hazır olmayacak ki zaten tasvip etmiyoruz. Bu sapkın cümleyi atalarımıza yakıştıramadık. Ayrıca Bağdat gibi diyar olmaz ne demek sevgili ata? Biz türk değil miyiz? Neden elin Bağdat’ının harikulade olduğundan dem vuruyoruz? Neden erzurum gibi diyar olmaz , Konya gibi diyar olmaz demiyoruz? Birlik ve beraberliğe öncelere nazaran biraz daha az ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde yurdumuzun güzelliklerini ecnebilere göstermek adına bu sözün “Angelina gibi yar, Osmaniye gibi diyar olmaz” olarak değiştirilmesini Hamdi beyden rica ediyoruz. Fedon’dan da rica edebiliriz, bilemiyoruz.

Atı alan Üsküdar’ı geçer: Biz burada “atı almak” ifadesine takıldık. Babayı almak gibi. “Atı alan” ne yahu, böyle terbiyesizlik olur mu? E zaten atı alan kişi, o acıyla Avusturalya’ya kadar yüzer. Neyse. Bu atasözünden şu çıkarımı rahatlıkla yapabiliyoruz yine. Atalarımızın coğrafya bilgisi hakikaten yerlerde. Atı alan Üsküdar’ı geçer sözünü Ümraniye’de söylüyorsun. Uzak bir yer söyle bari. Toronto’yu geçer falan diyiver. Tutarlı ol. Hayret bir şey yahu. Bizi böyle sinirlendirmeye hakkınız var mı? Olmaz öyle. Atasözü ayrıca yarım yamalak. Atı alan Üsküdar’ı geçer ama sonra ne yapacak ? Sen bir ata olarak bunu da söylemek zorundasın hocam. Rehberlik etmen lazım. Ben mesela atı aldım. Üsküdar’ı da geçtim dediğin gibi. Eee sonra ne yapacağım? Yol bilmem, iz bilmem arkadaş. 3-4 kere gelmişliğim var İstanbul’a. Ne yapacağım ben? Bundan bahseden yok. Ohh sözü söyle, çekil kenara. Oturduğun yerden para kazanmak gibi. Son olarak, bu atasözü bazı kaynaklarda “atı alan Üsküdar’ı geçti” olarak yer alıyor. Eğer öyleyse üzerinde konuşmaya gerek yok. Geçmiş gitmiş bitmiş. Daha ne polemik yaratıyoruz burada? Hata bizde. Tüm amip dünyası adına herkesten özür diliyorum.

Atasözleri#1

Çarşamba, 11 Şub 2009 o6kara Gormezden Gelinmis

Aziz kardeşim Yiğit ile birlikte atasözlerini, deyimleri, hangi ruh hali içinde söylendiklerini falan yorumluyoruz. Kafamıza estiği gibi davranıyoruz. Saçları rüzgarda hoyratça dağılan gençleriz..Başlıyoruz..

*****

Çalma elin kapısını çalarlar kapını: Atalarımız burada ödevi uzatmak için aynı cümleyi 2 farklı şekilde yazan öğrenci mentalitesinde davranmışlar. Kompozisyon dersinde yüksek puan almak isteyen hınzır bir öğrenci tadında cümle kurup altına bin türlü anlam yüklemişler. Bu yöntemi okulda yazılı olurken öndeki gözlüklü arkadaştan kopya çekerken kullanırdık. Öğretmen anlamasın diye cümlelerin ve kelimelerin yerlerini değiştirirdik. Sonuç olarak son derece kasıntı bir deneme. Zorlama olmuş. Tasvip etmemiz inanın mümkün değil. Lütfen bizden bunu istemeyin. Yukardaki "iletiş" kısmını sakın kullanmayın.
Dahasina Gider…