arşiv

‘Bahçedeki Fener’ kategorisi için arşiv

Bir Biz Varız Çirkin, Öbürleri Hep Güzel!

Pazar, 10 Tem 2011 o6kara Gormezden Gelinmis

Turgut Uyar’ın dizelerini ufak bir değişiklik ile  – ne haddimeyse – şike soruşturmalarına alet etmek istemezdim. Yıllardır deliler gibi sevip desteklediğim takımımın da bu soruşturmaların kapsamında yer almasından aşırı derecede rahatsızım. Bu tür konularda yorum yapmaya başlarken “bir x taraftarı olarak” kalıbını kullanmayı her ne kadar sevmesem de bu sefer insanlardaki algıyı biraz olsun değiştirebilmek adına “bir Fenerbahçe taraftarı olarak” söylemini dile getirmek zorundayım.

Bu konuyu, ağzından kaçan küfrün üzerini örtmeye çalışan Turgay Şeren gibi “olur mu öyle şey ya, yok ya , olmaz böyle bir şey ya, olur mu ya” diyerek değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Gram vicdan sahibi her insan gibi ben de ortada suç işleyen biri / birileri varsa cezalandırılması taraftarıyım. Ben sadece insanların bu konuya nasıl bir yaklaşım gösterdiğiyle ilgileneceğim.

Soruşturmanın başladığı günden itibaren ortaya çıkan kutuplaşma, bizdeki zeka seviyesini, bizdeki spora bakış açısını, bizdeki taraftarlık ve insanlık anlayışını gayet güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Daha birkaç gün önce Türkiye’deki kokuşmuş adalet sistemini, ikiyüzlülükte sınır tanımayan basını, siyasi iktidarın iz bıraktığı onlarca kurumu sert bir dille eleştirenler, şimdi çıkıp kendileriyle en iğrenç şekilde çelişiyorlar. Kendileriyle bu kadar çelişmelerinin farkındalar mı değiller mi bilmiyorum. Ama işin temeline “adalet”i değil de “Fenerbahçe düşmanlığı”nı yerleştirmeleri, kendilerinin samimiyetlerini yerle bir ettiği gibi, taraflar arasındaki düşmanlığı da körüklüyor. Halbuki biraz olsun objektif bir tavır sergilemek  bu kadar zor olmasa gerek. Şimdiye kadar Aziz Yıldırım dahil hiçbir yöneticiyi körü körüne savunmadım, hiçbirinin yancılığını da yapmadım. Hatta Aziz Yıldırım’ın birçok tavrından ve tutumundan da rahatsızlık duydum. Bu, kulüp adına yapmış olduğu olumlu işleri görmezden geldiğim anlamını taşımıyor. Ben sadece hiçkimseyi sarı ve lacivert renklerinden bir adım bile üste çıkarmama gayreti içindeyim. Eğer bu renkler kadar sevdiğim kişiler varsa, onlar da endüstriyel futbol anlayışının dışında kalmayı başarabilmiş, Fenerbahçe tarihine adını altından bin kat daha değerli harflerle kazımış olan sporculardır. Neyse, konudan fazla uzaklaşmayalım.

Ben bu ülkenin adaletine, adaletini kontrol edenlerine, şeref kavramından zerre nasiplenmemiş basınına, her şeyden önce ben bu ülkenin ağzından burnundan yalakalık fışkıran insanlarına güvenmiyorum. “Şike yaptınız olm, bak patır patır dökülüyor pislikleriniz” diyen ama yıllar önce kendi takımlarının yöneticileri, futbolcularının karıştığı olayları görmezden gelen insanlarına güvenmiyorum. Ülke siyasetini yorumlarken takındığı tavırları, nedense bu olaylar yaşanırken takınmayan insanlarına güvenmiyorum. Memleketin anasını ağlatan anti demokratik hükümete yüzü kızarmadan yalakalık yapan futbol yorumcularına güvenmiyorum. Yayın yasaklarını keyiflerine göre düzenleyen birimlere, basına fotoğraf sızdıran teşkilatlara güvenmiyorum.

Sokakta birbirlerine selam vermeyecek insanların Fenerbahçe’yi elele yerle bir etme girişimlerine karşı biz ortaya İslam Çupi’yi koyuyoruz. Lefter’i, Cemil’i, Can’ı, Fikret’i, Zeki’yi koyuyoruz. Biz ortaya “KOCAMAN” yüreğimizi koyuyoruz. Biz ortaya eskitemeyeceğiniz “ÇUBUKLU” sevdamızı koyuyoruz.

Soruşturmalarınız, hukuka aykırı hareketleriniz, gözümüzü yaşartan birlik ve beraberliğiniz, çirkef söylemleriniz, (aslında hiçbir zaman var olmayacak) beyin kıvrımlarınız sizin olsun. Varsın yeryüzündeki her şey güzel, tek çirkin biz olalım. Biz amatör küme maçında takımımızı desteklerken kınalı bölgelerinizle gülün.

Elinizi vicdanınıza koyup “bu işte bir mantıksızlık var, bir şerefsizlik var” demediğiniz sürece hiçbir şey tarihe geçen çirkinliklerinizi örtmeyecek.

Şampiyonluklarınız, kupalarınız mümkün olacak ama insan olmanız asla mümkün olmayacak.

Mevzubahisler: Bahçedeki Fener Etiket Fiyatlari:

Tören Dediğin?

Salı, 24 May 2011 o6kara Gormezden Gelinmis

şimdi sırf benim takımım şampiyon oldu diye ve bu töreni mabedimde izleme şerefine eriştim diye “şöyle muazzamdı, böyle harikuleydi, nasıl soktuk ama?” diyecek değilim. hiç bu tarz bir taraftar olmayı beceremedim. bu demek olmuyor ki baştan aşağı berbattı, hiç bir güzel yanı yoktu.

tabiki orada samanyolunu söylemenin tadı başka, tabiki majestelerini alkışlamak, kocaman yürekli insanı alkışlamak tarif edilemez bir duygu.

ama;

orada sadece şampiyonluk değil şampiyonluklar kutlayan takım fenerbahçe spor kulübü. sportif anlamda son derece verimli bir sezon geçiren bir spor kulübü. ve eğer böyle bir spor kulübüne organizasyon düzenleniyorsa çok daha dikkatli, çok daha akılcı davranmak zorundalar. havai fişekler eyvallah, ışık gösterileri muazzam, lafım yok. ama benim futbolcularımı sahaya neden acun ılıcalı ve beyazıt öztürk çağırıyor arkadaş? sırf ünlüler ve fenerbahçeliler diye onlara nasıl bu mikrofon veriliyor? ulan benim yiğitlerim çıkacak sahaya, bugünü beklemişler, köpek gibi ter akıtmışlar. biz bugünü beklemişiz ellerimiz karıncalanıncaya dek alkışlayalım diye. adam almış eline mikrofonu, ne bir forma numarası söylemek var, ne ses tonunda bir heyecan var. ne idüğü belirsiz bir telaffuz ile oyuncu isimlerini söyleyecek de o kalabalık onu hemen o an anlayacak da devamını getirecek. hasiktir be?! benim stadımın anonsçusu nerede arkadaş? de souza diye bağırdığında benim tüylerimin diplerinin anasını ağlatan ses nerede?

-belözoğluuuu?

+ emreeee!

- kardeşiiiim?

+ oo müdür ne yaptın yea!

- eyvallah karşim sen naaptın, tebrikler.

acun ılıcalı çok afedersin ama eşşeğin siki be birader. düğün salonunda damat mı anons ediyorsun?

bu kadar güzel işler yapılmış, bu kadar emek harcanmış, bu kadar paralar harcanmış, son dakikada sıçmasaydınız be içine?

bunların yanında değinmek istediğim bir de şunlar var, kısa kısa geçeyim.

öncelikle bilica gibi iğrenç, çirkef ve moron bir adamı – ki adam demeye dilim varmıyor – alkışlamadığınız için teşekkürler. volkan demirel; kalecilik konusunda başarılısın, eyvallah. şahsen beni rahatsız eden hareketlerin var, tasvip etmiyorum ama hadi onlara da eyvallah, yediğin hatalı gollere hepten eyvallah hiç sorun değil ama o mikrofonu eline alıp liseli gibi davranmana ne gerek vardı? rakip takım taraftarlarına tamam biz de sallıyoruz arkadaş arasında, onlar bize sallıyor, bunlar olağan şeyler, ölçüsü kaçırılmadığı sürece tat katan şeyler ama sen bir futbolcu olarak “sahaya giren cimbomlu olsun” dersen, ben orada dur derim arkadaş. senin lafını günlük hayata taşıyacak sürüyle ergen zihniyetli insan var orada. çok mutlusun, dolup taşıyorsun ama bir izin verin de adamlığınıza hayran kalalım be?

gözünüzün önünde “kocaman” bir adam var. ben olsam o adam nasıl uyuyor diye bile izlerim, öyle bir adam olmaya çalışmak yerine provakasyon yapmanın alemi ne? sevgili fenerbahçe taraftarı, neden kupa elimizdeyken başka takımın adı yükseliyor o stadyumda?

biri çıksın bana bunu açıklasın arkadaş. şampiyonluk gecemde neden ağzımdan kartal çıkıyor, neden ağzımdan trabzon çıkıyor? yaptıklarına cevap vermek istiyorsak aha orada işte kupa. kendi coşkumuzu yaşamaktan bu kadar mı aciziz?

sevgili gfb topluluğu, neden hala “arkanda bağıran bunca kardeşin aşık sana sefa reis” sesleri yükseliyor. hani bizim içimdeki islam çupi sevdamız? hani bizim tek varolan gerçeğin, tek büyük aşkın fenerbahçe olduğu düşüncemiz?

aynı takıma gönül vermiş olsak da bu düşüncelere katılmayabilirsiniz, hasiktir lan göt stada falan gelmesin senin gibiler diyebilirsiniz. sayın sövün ama şurada bir anlaşalım;

bu gece çok daha görkemli, çok daha coşkulu, çok daha güzel organize edilmiş bir gece olabilirdi. sunumundan taraftarına kadar. fenerbahçe spor kulübü, organizasyon kararı 3 saat önce çıksa bile bunu başarabilecek kadar güçlü bir kulüptür. sadece kafa yapımızı ve vicdanımızı o yöne doğrultmamız yeterli.

18. şampiyonluğu da köküne kadar hakeden ve bu uğurda ter akıtan adamların gönüllerine sağlık. başımızdan kocaman gururumuz eksik olmasın.

ek: ziynet sali’ye falan hiç girmiyorum. girmiyorum derken, öyle değil.

Q7 ile Çetesi vs Alex de Souza

Pazartesi, 21 Şub 2011 o6kara 1 adet karalanmislik

Berşan sağolsun, bayatlamakta olan “Bir Alex Değil” mevzusunu güzel bir şekilde tekrar canlandırmış. Bu sefer baya anlamlı oldu sanırım.

http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=22223953

Mevzubahisler: Bahçedeki Fener Etiket Fiyatlari: ,

Alex Reyiz!

Pazar, 20 Şub 2011 o6kara Gormezden Gelinmis


Şu Alex konusunda bi’ anlaşalım, lütfen…

Mevzubahisler: Bahçedeki Fener Etiket Fiyatlari:

AŞK

Pazartesi, 05 Eki 2009 o6kara Gormezden Gelinmis

Mevzubahisler: Bahçedeki Fener Etiket Fiyatlari: , , ,

Yaşayan Efsane

Pazartesi, 05 Eki 2009 o6kara 1 adet karalanmislik

Fenerbahçe’ye geldiği günden beri birtakım futbol cahilleri tarafından sürekli eleştirildi. En ufak bir açığını yakalamak için seferber oldular. Aldırmadı, futbolunu oynadı. Aldırmadı, golünü attı. Aldırmadı, asistini yaptı.

Her fırsatta başkalarıyla karşılaştırıldı. Ona rakip olmaya çalışanlardan Delgado ortalıkta yok. Lincoln da aynı şekilde. Sırtına geçirdiği 10 numaranın hakkını en iyi veren kişi oldu Türkiye’de.

Geçtiğimiz günlerde Lefter’in elini öpüp “ben de senin torunun sayılırım” dedi. İşte bu samimiyetiyle, bu Fenerbahçeliliği ile, bu istatistikleriyle, bu efendiliği ile şimdiden efsane oldu. Yine de sevmeyecekler, yine de alkışlamayacaklar, yine de “koşmuyor” diyecekler.

Ama hiçbir şey onun yaşayan bir efsane olduğu gerçeğini değiştirmeyecek. Kimsenin gücü buna yetmeyecek.

Mevzubahisler: Bahçedeki Fener Etiket Fiyatlari: ,

Kendi Rekorumuzu Kendimiz Kırarız

Pazartesi, 05 Eki 2009 o6kara Gormezden Gelinmis

45 yıllık sezona en iyi başlangıç rekoru yine bizde. 8′de 8. 24 puanla tam gaz gidiyoruz.

Biz diyeliim ” 3 ” hafta sonra, siz diyin “3″ Vakte kadar…Ceketler iliklensin, FENERBAHÇE GELİYOR !

Dahasina Gider…

Değişim Zamanı

Pazar, 04 Eki 2009 o6kara Gormezden Gelinmis

Artık futbol muhabbetinin bile adam akıllı, mantıklı bir şekilde yapılamadığı bir memleket için ilaç gibi gelecek bir açıklama geldi Fenerbahçe Spor Kulübü’nden. Sürekli kötülemek, sürekli aşağılamak, sürekli sövmek yerine mantıklı bir şekilde şu yazıyı okuyup alkışlamak gerekiyor. Aksi halde yerimizde saymaya devam edeceğiz.

Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş Kulübü Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri, Futbolcu ve Teknik Ekibi’ne yapılan saldırıyı tüm samimiyetimizle kınıyoruz. Yaklaşık iki ay önce 2008-2009 futbol sezonunu çifte kupa ile tamamlayan Beşiktaş Kulübü’nde yaşanan bu olumsuz olayın, bu camianın ötesinde tüm spor ailesi içinde değerlendirilmesini, sebeplerinin araştırılarak onlarca yıldır yapılan yanlışlıklara artık son verilmesini istemenin sosyal bir sorumluluk olduğunu düşünüyoruz. Dahasina Gider…

Mevzubahisler: Bahçedeki Fener Etiket Fiyatlari:

19.07

Salı, 21 Tem 2009 o6kara 1 adet karalanmislik

Altın sarısı bir güneşin lacivert okyanuslarına gömün bizi. Bırakın üzerimizde çubuklu forma‚ yüregimizde sevdası kalsın.

Mevzubahisler: Bahçedeki Fener Etiket Fiyatlari:

Yüreğimdeki Sevdan Çubuklu Forman

Perşembe, 14 May 2009 o6kara 8 adet zirva

En son 23 yıl önce getirmiştik müzemize Türkiye Kupası’nı. Bu sene – her zaman olduğu gibi – umutluyduk. Bu sefer kıracaktık şeytanın bacağını ama olmadı. Ne bahane aramaya gerek var, ne sağa sola çamur atmaya. Ve hatta çok fazla takılmaya bile gerek yok. Aslolan sevdan… Yüreğimdeki sevdan çubuklu forman…

İnönü Derken?

Pazartesi, 04 May 2009 o6kara 2 adet zirva

Beşiktaş ile oynadığımız son 7 karşılaşmanın hiçbirisini kaybetmedik. Ama bu sefer gerek kadro sıkıntısı olsun, gerek bozulan moraller olsun, çoğumuzun umudu yoktu. Hele hele Sivas, Antep’ten mağlup olarak dönünce Beşiktaş’ın bu maçı alıp zirveye oturacağından herkes emindi neredeyse. Fenerbahçem, İnönü’yü aslında ne kadar da çok sevdiğini bütün zorluklara rağmen gösterdi.  Güiza, aynı golü daha önce de atmıştı Beşiktaş’a. Ondan önce de Kezman atmıştı aynı modeli. İkinci gol ise güzel bir organizasyon sonucu Semih’ten geldi. Beşiktaş, Holosko’nun güzel golüyle umutlansa da devamını getiremediler. Sonuç?

Şampiyonlukları yarınlara kaldı…

3 Mayıs özel bir gündü bizim için. Bu galibiyet de güzel bir doğum günü hediyesi oldu. Mustafa Kemal’e selam olsun..

Nice Mutlu Yıllara

Pazar, 03 May 2009 o6kara Gormezden Gelinmis

Ulu Önder Mustafa Kemal, 3 Mayıs 1918 yılında ziyaret etmişti kulübümüzü. Fenerbahçe’nin doğum tarihi de 3 Mayıs oldu. Bugün Atatürk’ün kulübü ziyaretinin 91. , Fenerbahçe Spor Kulübü’nün de 102. yıldönümü.

Nice mutlu yıllara sevgili !